22 Temmuz 2017 Cumartesi
Ana Sayfa / OYUN / Mass Effect Andromeda

Mass Effect Andromeda

Uçsuz Bucaksız Evrende Yeni Bir Adım

Bioware ilginç bir firma. Ürettiği RPG ve MMO oyunlarında neredeyse stilini hiç değiştirmeden başarıyı yakalamayı biliyor. Özellikle Mass Effect serisiyle birlikte üst düzey bir uzay operası oluşturmaları, altkültür severler için bulunmaz bir nimet.

Gelelim serinin son oyunu olan Andromeda’ya. Andromeda adından da anlaşılacağı gibi Mass Effect serisini tamamen yeni bir galaksiye taşıyor. Mass Effect 3’ün sonunda kolonicilerin gittiği diğer galaksi burası. Altın Dünyalar adı verilen ve insan yaşamına uygun olan gezegenler arayan koloniciler, bu yeni aday dünyaların Yeni Dünya olup olamayacağını araştırıyorlar. Biz de bu dünyalardan birine ulaşan gemide uyanıyoruz.

Genel olarak Andromeda’da kett’ler adı verilen düşman bir ırkla savaşıyor, uzun süredir yokolmuş bir gelişmiş uygarlığın teknolojilerini araştırıyoruz. Ancak işin ilginci bu koca galakside karşılaştığımız yeni ırk, sadece kett’ler. Yani önceki Mass Effect’lerin o geniş ırk skalasına sadece bir yeni ırk eklenmiş oluyor. Ayrıca bu yeni ırkın farklı bir galakside olması, insansı özelliklere sahip olmasını engellememiş. BioWare’e bu konuda yaratıcı olamamaları nedeniyle kızmıyor değilim. Ama kızgınlık burada da bitmeyecek şimdiden söyleyeyim.

 

Andromeda’da karakterimizin adı Ryder. Tabi önceki ME’lerde olduğu gibi karakterinizi kadın veya erkek yapmanız mümkün. Aynı zamanda hikâyede oluşturduğunuz karakterin karşı cins modelini de kardeşiniz olarak bulmanız da anlatım açısından güzel bir değişiklik olmuş. Karakterinizi istediğiniz gibi değiştirebiliyorsunuz. Hatta insan olmasına bile gerek yok. Dialoglar ise çok büyük değişikliklere uğramış değil önceki oyunlara göre. Karakterinizin nasıl davranmasını istiyorsanız, ona yönelik kararlar verip dialog seçimlerinizi de ona göre yapıyorsunuz. Ancak bazı durumlarda dialoglar aşırı ateşli bir hal alabiliyor tabi (!)

Gelelim dialogların asıl sorununa. Hayır, seslendirme değil. Hatta seslendirmeler oldukça başarılı. Asıl sorun yüz animasyonlarındaki gariplikler. Zaten oyunu takip ediyorsanız, oyun basınında çıkan haberleri de görmüşsünüzdür. Animasyonlar bazı durumlarda o kadar kötü ki, “Çok yorgunum, yüzüm yoruldu” diyen bir karakterin donuk ve faltaşı gibi açılmış gözlerinden bu hissiyatı anlamak imkânsız. Hatta bazı durumlarda karakterler gülüyor mu yoksa zorlanıyorlar mı anlamak güç hale geliyor. Ancak bu dev oyundaki küçük bunun gibi sorunları görmezden gelirseniz, oyunun zevkine varmak mümkün.

Mass Effect Andromeda’da birbirinden ayrı birçok dev gezegen keşfetmek mümkün. Gezegenler yapı itibarıyla birbirlerinden oldukça farklı tasarlanmış. Ancak her gezegende aynı düşmanları görüyor ve farklı hayat formu bulmak pek mümkün olmuyor. 5 senedir geliştirilen ve yapımına 40 milyon dolar kadar harcanan bir oyunda bu kadar az çeşitlilik bulmak biraz can sıkıcı tabii.

Ryder çatışmalarda Shepard kadar donuk değil en azından. Sırtımızdaki Jumpjet’le birlikte daha dinamik, canlı ve hareketli çatışmalar yaşayabiliyorsunuz. Bununla birlikte yeni otomatik mevzi alma özelliği de alışması biraz zor olsa da etkili bir koruma sağlıyor.

Kısacası Mass Effect: Andromeda, seriyi bir başka galaksiye taşımakla kalmıyor, daha dinamik, daha dolu bir uzay operası sunmayı başarıyor. Animasyon, yeni ırkların azlığı ve konsol sürümlerindeki performans sıkıntıları dışında yepyeni bir galakside dolaşmak gerçekten güzel. Umarız bir sonraki Mass Effect oyununda bu sorunlar da giderilir ve uzayın o uçsuz bucaksız karanlığında yeni maceralara daha tatmin edici şekilde atılırız.

Hakkında Ceyhun Mısırlıoğlu

İlgili Haber

Batman Arkham Knight

Batman Arkham Knight

Bundan neredeyse yüz yıl önce ilk defa okuyucunun karşısına çıkan ve o günden bugüne kadar ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bad Behavior has blocked 13139 access attempts in the last 7 days.