Star Wars: Battlefront

Star Wars: Battlefront

İçinde “Star Wars” geçen bir oyunu yorumlayacaksanız öncelikle durup bir düşünmeniz gerekiyor. Çünkü popüler kültüre işlemiş, kitleleri etkilemiş bir fenomenle ilgili bir yapıma öyle saf teknik açıdan yorum getiremiyorsunuz.

Açıkçası Star Wars: Battlefront’u EA’in DICE stüdyosu yapmaya başladığından beri “Battlefield’ın Star Wars’la birleşimi” olmasından korkuyordum. Sonuçta FPS’ler artık büyük farklılıklar sunamıyordu (Titanfall hariç diyelim). Oyunu oynadığım ilk birkaç dakikada da bu düşüncemden vazgeçmemiştim. Peki Battlefront düşüncemi değiştirebildi mi? Sorunun cevabını incelemenin sonuna saklıyorum.

Öncelikle Star Wars: Battlefront, herhangi bir ana hikâyeye sahip değil. Bunun yerine orijinal üçlemede (Filmleri bilmeyenler için Bölüm 4,5 ve 6) gördüğümüz yer ve olaylardan bazılarını alarak size bir nevi nostaljiyi yaşatmaya çalışıyor. Örneğin karla kaplı Hoth gezegeninde geçen haritada, Emprie Strikes Back’in başındaki istila sahnesini yaşayabiliyorsunuz. İster askerlerden biri olarak, ister deve benzeri AT-AT sürücüsü olarak ya da onları kabloyla avlayan snowspeeder sürücüleri olarak. Oyunda Hoth gibi üç farklı gezegen daha var. Bunlar filmlerden tanıyacağınız Tatooine, Endor, az önce bahsettiğimiz Hoth ve Star Wars evrenini bilenlerin tanıdığı Sullust. Her biri Frostbite motoruyla öyle güzel modellenmiş ki, tüm ince detaylar bulunuyor.

Battlefront’un birçok farklı oyun modu var. Bu modlardan bazılarını ister yapay zeka ile, isterseniz de diğer oyunculara karşı oynayabiliyorsunuz. Toplamda 9 farklı oyun modunun içerisinde 20’ye 20 dev savaşlardan, 3-6 oyunculu küçük maçlara kadar farklı seçenekler yer alıyor. Bunlardan en ilginçleri ise toplu olarak bir kahramanı (Darth Vader, Luke Skywalker, İmparator, Boba Fett vs.) öldürmeye çalışmak –ki burada herkes bir defa kahraman oluyor ve skorlarınız karşılaştırılıyor- ve Supremacy ismindeki araçların, kahramanların ve askerlerin bir curcuna yarattığı dev savaş modu.

Savaşlarda kartlar ve silahlar olarak teçhizatlarınızı ikiye ayırabiliriz. Oyun oynadıkça tecrübe puanıyla birlikte kredi kazanıyorsunuz. Tecrübe puanıyla rütbe –ya da seviye- atlayabiliyor, kredilerle ise atladığınız rütbeyle kilidi açılan yeni kart ve silahları satın alabiliyorsunuz. Üç farklı kart yuvanız var. Her maç için farklı kart setleri belirleyebiliyorsunuz. Bu kartlar aynı Call of Duty serisinin çoklu oyunculu modundaki gibi güçlendirmeler sunuyorlar. Aynı zamanda maç sırasında alabileceğiniz anlık güçlendirmeler de bu üçlüye ekleniyor.

Silahlar da her ne kadar isimleri kafa karıştırıcı olsa da, dört ana istatistiğe sahip ve oynayış tarzınıza göre silahınızı her raund başında değiştirmeniz mümkün.

Eğer Darth Vader gibi bir kahramanı yönetiyorsanız, ne karta ne de silaha ihtiyacınız oluyor. Kahramanlar ışın kılıcı, özel blaster ya da İmparator gibi silah olarak ellerini kullanabiliyor. Bunun yanında Darth Vader ve Luke Skywalker’ın “Güç”ü kullanması gibi farklı özel yetenekleri de bulunuyor. Ayrıca kahramanların normal askerlere göre daha güçlü olduğunu da belirtelim.

Genel olarak Star Wars: Battlefront çoklu oyuncu odaklı bir yapım. Ancak yine de oyunda bir tek kişilik hikaye modu ekslikliği hissediliyor.

Yine de John Williams’ın efsane müzikleri, Star Wars atmosfer, Darth Vader olarak düşmanlarınızın boğazını sıkmak ve X-Wing ile TIE Fighter avlamak isteyen bünyelere, Star Wars: Battlefront’u şiddetle tavsiye ediyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi buraya girin